20 Temmuz 2008 Pazar

Ders 17

0 yorum

ÖĞRENİLECEK SÖZCÜKLER





drive araç kullanmak



Who’s driving the car? Arabayı kim kullanıyor?





fly uçmak, uçurmak



He flies small planes. O küçük uçaklar uçurur.





walk yürümek



Do you walk to school? Okula yürüyor musunuz?





want istemek



She wants to sleep. O uyumak istiyor.





work çalışmak



Where does he work? O nerede çalışıyor?





all right tamam, pekala



All right. Let’s eat. Tamam. Yiyelim



.

right now şimdi, hemen



Get up right now. Hemen kalk.





bad kötü



Is this a bad picture? Bu kötü bir resim mi?





good iyi



They want to buy a good car. İyi bir araba satın almak istiyorlar.







new yeni



Is that man your new teacher? O adam sizin yeni öğretmeniniz
mi?





short kısa



The children are in the short building. Çocuklar kısa binadadırlar.





tall uzun



Our teacher is a tall woman. Öğretmenimiz uzun bir kadındır.





enlisted rütbesiz asker, er



Do you see those enlisted men? Şu erleri görüyormusun?





airman havacı er



Bill is an airman in the Air Force. Bill Hava Kuvvetleri’nde bir erdir.





captain yüzbaşı (Donanma’da albay)



Where was Cpt Brass yesterday? Yzb. Brass dün neredeydi?





sailor denizci er



He is a good sailor. O iyi bir denizcidir.



soldier karacı asker



The soldiers are at the snack bar. Askerler kafeteryadadırlar.





civilian sivil



A soldier is not a civilian. Bir asker sivil değildir.





military ordu



Are you in the military? Orduda mısınız?





officer subay



Who’s that officer over there? Şuradaki o subay kimdir?





Army Kara Kuvvetleri



Bob isn’t in the Army. Bob Kara Kuvvetleri’nde değildir.





Navy Donanma



He works in the Navy. O Donanma’da çalışıyor.







here burada



Ken is not here right now. Ken şu anda burada değil.





there orada



Was Jill there at 2 o’clock? Jill saat 2’de orada mıydı?





driver sürücü, şoför



Who was the driver last night? Dün gece şoför kimdi?







HERE IT IS / HERE THEY ARE – THERE IT IS / THERE THEY ARE







Yakındaki bir nesne veya nesneleri işaret etmek için here it is veya here they are ifadeleri kullanılır.



Where is your classroom? Here it is!

Sınıfın nerede? İşte burada!



Where is my notebook? Here it is!

Defterim nerede? İşte burada!



Where are the students? Here they are!

Öğrenciler nerede? İşte buradalar!



Where are my new pencils? Here they are!

Yeni kalemlerim nerede? İşte buradalar!



Uzaktaki bir nesne veya nesneleri işaret etmek için there it is veya there they are ifadeleri kullanılır.



Where are my new friends? There they are!

Yeni arkadaşlarım nerede? İşte oradalar!



Where are the old books? There they are!

Eski kitaplar neredeler? İşte oradalar!



İşaret edilen bir kişi ise kişi zamirleri kullanılır.



Where is Bob? There he is!

Bob nerede? İşte orada!



Where is Mary? There she is!

Mary nerede? İşte orada!







TANIMLAMA SIFATI + İSİM







Önceki derslerde sıfatları özne tamamlayıcısı olarak kullanmıştık.



Ann is tall. Ann uzundur.

The coffee is hot. Kahve sıcaktır.

Betty is short. Betty kısadır.

That man is angry. O adam kızgındır.



Bu cümleleri farklı bir şekilde de söyleyebiliriz.



Ann is a tall woman. Ann uzun bir kadındır.

It’s hot coffee. O sıcak kahvedir.

Betty is a short girl. Betty kısa bir kızdır.

He’s an angry man. O kızgın bir adamdır.



UYGULAMA A



Örnekteki gibi iki cümleyi tek cümle olarak yazınız.



Örnek: My brother has a car. It’s new. My brother has a new car.



1. That man is old. He’s my friend. .............................................................

2. A sailor is in the library. She’s young. .....................................................

3. Ken is talking to a man. He’s short. .........................................................

4. He’s reading a book. It’s old. ....................................................................

5. Mr. Lane is a teacher. He’s tall. ................................................................







WANT + INFINITIVE





Want (istemek) fiilini önceki derslerde incelemiştik.



What do you want? I want a hamburger.

Ne istiyorsunuz? Bir hamburger istiyorum.



What does she want? She wants French fries.

O ne istiyor? Patates kızartması istiyor.



Verdiğimiz örneklerde a hamburger, French fries öğeleri want fiilinin nesnesi durumundadır. Bir başka deyişle Want fiilinin nesnesi isim cinsinden sözcüklerdir bu örnek cümlelerde. Want fiili kendisinden sonra nesne olarak mastar halinde bir fiil de alabilir.





I

You study.

We want to eat.

They go.

read.

He write

She wants to speak.









I

You study.

We don’t want to eat.

They go.

read.

He write

She doesn’t speak.





We want to speak English. Biz İngilizce konuşmak istiyoruz.

She wants to write a new book. O yeni bir kitap yazmak istiyor.

Jeff wants to learn Spanish. Jeff İspanyolca öğrenmek istiyor.

They don’t want to study. Onlar ders çalışmak istemiyorlar.

Jim doesn’t want to be a doctor. Jim doktor olmak istemiyor.

The Whites want to go to France. White ailesi Fransa’ya gitmek istiyor.

He wants to have chicken for lunch. Öğle yemeğinde tavuk yemek istiyor.







WANT + INFINITIVE EVET/HAYIR SORULARI







Evet/Hayır soruları geniş zamanda öğrendiğimiz cümle kalıbı ile aynıdır.





I
Do you study?

we go?

they work?

want to learn?

get up?

Does he

she





Do you want to go to the library? Kütüphaneye gitmek istiyor musun?

Does she want to buy a new car? Yeni bir araba satın almak istiyor mu?

Do they want to work at the hospital? Hastanede çalışmak istiyorlar mı?

Does he want to get up early? Erken kalkmak istiyor mu?

Does Bob want to be a pilot? Bob bir pilot olmak istiyor mu?





WHO + PAST BE





Be fiilinin geçmiş zaman formlarının was ve were olduğunu hatırlayınız.



He was in his room two hours ago. O iki saat önce odasındaydı.

They were here a minute ago. Onlar bir dakika önce buradaydılar.



Who sözcüğünün özne olduğu soru cümlelerinde fiilin daima tekil olduğu kuralını öğrenmiştik. Soruya gelen cevap çoğul dahi olsa bu kural değişmez.



Who is in the room? Three students are in the room.

Odada kim(ler) var? Üç öğrenci odadadırlar.



Be fiilinin geçmiş zamanında da aynı kural geçerlidir. Bu nedenle bu yapıda sadece was kullanılır.



Who was in the military last year? Kim geçen yıl ordudaydı?

Who was in the lab this morning? Bu sabah kim laboratuardaydı?

Who was your teacher last week? Geçen hafta öğretmeniniz kimdi?

Who was a student three years ago? Kim üç yıl önce öğrenciydi?

Who wasn’t in class yesterday? Dün kim sınıfta değildi?





WHAT + PAST BE





What soru sözcüğü soru cümlesinin öznesi olduğu durumlarda aynı who soru sözcüğü gibi tekil olarak düşünülür ve dolayısı ile daima was fiili ile kullanılır.



What was on the table? Masanın üzerinde ne(ler) vardı?

Three books were on the table. Üç kitap masanın üzerindeydi.



What was in the box? Kutunun içinde ne(ler) vardı?

A book was in the box. Bir kitap kutunun içindeydi.

What was on the chalkboard? Tahtada ne(ler) vardı?

Words were on the chalkboard. Sözcükler tahtadaydı.


UYGULAMA B

Verilen cümleleri who ve what soru cümlelerine çeviriniz.



1. Mary was at the bus stop. ..................................................................

2. Three men were in the office. ............................................................

3. Two eggs were on the table. .............................................................

4. Bob and Jack were in the lab. ...........................................................

5. An airplane was in the air. ................................................................





WHERE + PAST BE







Where soru sözcüğünün kişi ve nesnelerin nerede olduğunu sormak için kullanıldığını geniş zaman konusu içinde inceledik.



Where is John? John nerede?



Bu soruya cevap verirken bir edat ve yer adı ile cevap verildiğini hatırlayınız.



He is at the library. O kütüphanededir.



Kişi ve nesnenin geçmişte nerede olduğunu sormak için be fiilinin was ve were formları gereklidir.



Where was her brother last week? Kardeşi geçen hafta neredeydi?

Where were you two years ago? İki yıl önce neredeydin?

Where were your friends yesterday? Arkadaşların dün neredeydiler?

Where was your sister last month? Kız kardeşin geçen ay neredeydi?

Where was his father last week? Babası geçen hafta neredeydi?







WHEN + PAST BE







Geçmiş zamanda kişi veya nesnenin bulunduğu durumun zamanını ise when +was/were yapısı ile sorarız.



When were you in Spain? I was in Spain in 1987.

Ne zaman İspanya’daydınız? 1987’de İspanya’daydım.



When was he late? He was late yesterday.

O ne zaman geç kaldı? O dün geç kaldı.



When was your teacher here? She was here three hours ago.

Öğretmenin ne zaman buradaydı? O üç saat önce buradaydı.



When was his mother in the hospital? She was in the hospital last week.

Onun annesi ne zaman hastanedeydi? O geçen hafta hastanedeydi.



UYGULAMA C



Türkçe cümleleri İngilizce’ye çeviriniz.



1. Bob geçen yıl neredeydi? ...........................................................................

2. Kim dün laboratuardaydı? ..........................................................................

3. Onlar ne zaman yemekhanedeydiler? ........................................................

4. Kitabın içinde neler vardı?...........................................................................

5. Geçen hafta Ken ve John neredeydiler?......................................................





OKUMA







JEFF BRADY WANTS TO BE A PILOT.



Jeff Brady is a student. His brother is a pilot in the Air Force. He works at Randolph Air Force Base. He flies big planes. Jeff wants to be a pilot, too. He wants to fly big airplanes, and he wants to work at Randolph Air Force Base.



Jeff Brady bir öğrencidir. Onun erkek kardeşi Hava Kuvvetleri’nde bir pilottur. O Randolph Hava Üssü’nde çalışıyor (görevlidir). O büyük uçaklar uçuruyor (kullanıyor). Jeff de bir pilot olmak istiyor. O büyük uçaklar uçurmak istiyor ve Randolph Hava Üssü’nde çalışmak istiyor.



**********************************************************************************************



BILL PRAT WANTS TO DRIVE A CAR.



Right now, Bill Pratt is a student, and he doesn’t have a car. He walks to class every day. He doesn’t want to be a student; he wants to be a doctor and work at a hospital. He doesn’t want to walk, and he doesn’t want to take the bus. He wants to buy a car and drive it to the hospital every day.



Şu anda Bill Prat bir öğrencidir ve bir arabaya sahip değildir. O her gün okula yürüyor. O öğrenci olmak istemiyor; O bir doktor olmak ve bir hastanede çalışmak istiyor. O yürümek istemiyor ve otobüse binmek istemiyor. Bir araba satın almak ve her gün hastaneye onu kullanarak gitmek istiyor.



*********************************************************************************************



Don: Hello?

Jill : Hi! Don? Do you want to go to the hospital? Ken is sick.

Don: OK. Right now?

Jill : No, at 2:15. A taxi is coming. The driver is my friend.

Don: All right. I’ll go.

Jill : Good. See you at 2:15!



Don: Alo?

Jill : Selam! Don? Hastaneye gitmek ister misin? Ken hasta.

Don: Tamam. Hemen şimdi mi?

Jill : Hayır, 2:15’te. Bir taksi gelecek. Şoför arkadaşımdır.

Don: Pekala. Gidiyorum.

Jill : İyi. 2:15’te görüşürüz.



*********************************************************************************************



Jim: Hello. Do you work here? Merhaba. Burada mı çalışıyorsunuz?

Ben: Yes, I do. Evet, burada çalışıyorum.

Jim: I do, too. My name is Jim. Ben de öyle. Adım Jim.

Ben: Hi, Jim. I’m Ben. Merhaba Jim. Adım Ben.



*****************************************************************************************



Ann: Are you in the military? Orduda mısınız?

Ted: No, I’m a student. Are you in Hayır, ben bir öğrenciyim. Siz

the military? orduda mısınız?

Ann: Yes, I’m in the Air Force. Evet, Hava Kuvvetleri’ndeyim.

Ted: What do you do in the Air Force? Hava Kuvvetleri’nde ne yapıyorsunuz?

Ann: I’m a pilot. Pilotum.



*****************************************************************************************



Frank: Where are you from? Nerelisiniz?

Mary : England. İngiltereliyim.

Frank: I was in England last year. Geçen yıl İngiltere’deydim.

Mary : Where were you? Neredeydin?

Frank: In London. Londra’da.

Mary : I’m from London. Ben Londralıyım.





UYGULAMA CEVAPLARI





A. 1. That old man is my friend. 2. The young sailor is in the library.

3. Ken is talking to a short man. 4. He is reading an old book. 5. Mr.
Lane is is a tall teacher.

B. 1. Who was at the bus stop? 2. Who was in the office? 3. What was on
the table? 4. Who was in the lab? 5. What was in the air?

C. 1. Where was Bob last year? 2. Who was in the lab yesterday? 3. When
were they in the mess hall? 4. What was in the book? 5. Where were
Ken and John last week?

Ders 18

0 yorum

ÖĞRENİLECEK SÖZCÜKLER





clean (up) derleyip toparlamak



Tom cleans up his room on Saturdays. Tom odasını Cumartesi günleri toparlar.





cook pişirmek, aşçı



Elen always cooks good food. Elen daima iyi yemek pişirir.





end sona ermek



What time did the lesson end? Ders saat kaçta sona erdi?





like (to) hoşlanmak, sevmek

Does she like to play tennis? Tenis oynamayı sever mi?





live yaşamak



Where do they live? Onlar nerede yaşıyorlar?





play oynamak



They played golf all weekend. Tüm hafta sonunda golf oynadılar.





start (to) başlamak



We start to study new words at 8 a.m. Yeni sözcüklere çalışmaya 8’de
başlıyoruz.





visit ziyaret etmek, ziyaret



They visit their son eve Onlar oğullarını her ay ziyaret
ederler.





again tekrar, yine



He’s playing soccer again. Yine futbol oynuyor.







all tüm, bütün



Mary slept all day. Mary tüm gün boyunca uyudu.





downtown şehir merkezi



They went downtown an hour ago. Bir saat önce şehir merkezine gittiler.





long uzun (mesafe ve süre olarak)



Where were you all night long? Tüm gece boyunca neredeydin?





baseball beyzbol



Do you want to play baseball? Beyzbol oynamak ister misin?





basketball basketbol



Did John play basketball last week? John geçen hafta basketbol oynadı mı?





city şehir



They don’t like to live in the city. Şehirde yaşamayı sevmiyorlar.





football futbol, Amerikan futbolu



Is football popular in your country? Futbol sizin ülkenizde popüler midir?





game oyun, maç



Do we have a soccer game tonight? Bu gece futbol maçımız var mı?





restaurant lokanta



The cook in that restaurant is very good. O lokantadaki aşçı çok iyidir.





show gösteri



When did the show start? Gösteri ne zaman başladı?





soccer futbol



Who wants to play soccer? Kim futbol oynamak ister?





sport spor



What sport do you do? Hangi sporu yapıyorsun?









tennis tenis



Where was the tennis game? Tenis maçı neredeydi?





town kasaba



She likes to live in a small town. Küçük bir kasabada yaşamayı
seviyor.





LIKE + TO+ FİİL







Like (hoşlanmak, sevmek) fiili önceki derslerde gördüğümüz want fiili gibi kullanılır. Like ve want fiilinden sonra isim cinsinden bir sözcük gelir.



Do you want chicken? Tavuk ister misiniz?

Do you like chicken? Tavuk sever misiniz?



Bir eylemi yapmak istemek anlamı vermek için want fiilinden sonra to+fiil kullanmıştık.



She wants to sleep. O uyumak istiyor.



Bu örnekte to sleep ifadesi want fiilinin nesnesi durumundadır. Like fiilinin kullanımında da benzer kural geçerlidir. Ancak like fiilinden sonra fiil+ing de kullanılabilir. Fiil+ing isim fiilleri konusu daha sonraki derslerde ayrıntılı olarak ele alınacaktır.



Joe likes to play basketball. Joe basketbol oynamaktan hoşlanır.

The children like playing tennis. Çocuklar tenis oynamayı seviyorlar.

Kate and Sue like to go to football Kate ve Sue futbol maçına gitmeyi
games. seviyorlar.

What does Sue like to do? Sue ne yapmaktan hoşlanır?

What sport do they like doing? Hangi sporu yapmayı severler?







SIMPLE PAST TENSE (GEÇMİŞ ZAMAN)







Be fiilinin cümlenin ana fiili olduğu geçmiş zaman cümle yapılarını daha önce öğrenmiştik. Bu cümlelerde bir eylem olmadığını ve durum ve nitelik anlattığını belirtmiştik.



Ken was in the classroom 5 minutes ago. Ken 5 dakika önce sınıftaydı.

Where were they last night? Dün gece neredeydiler?



Ayrıca ana fiili eylem bildirmeyen geniş zaman cümle yapılarını da incelemiştik.



We walk to school every day. Biz her gün okula yürürüz.

He studies in the mornings. O sabahları ders çalışır.



Bu cümlelerin her zaman yapmakta olduğumuz faaliyetleri anlatmakta olduğunu hatırlayınız. Geçmiş zamanda yapılan bir eylemi anlatmak için Özne + Fiilin ikinci hali + Nesne + (yer) + (zaman) cümle dizilişi kullanılır.





Geniş zaman: We walk to school everyday

Geçmiş zaman: We walked to school yesterday.





İngilizce’de cümlenin zamanı fiilde belirlenir ve fiillerin 3 hali vardır. Biz pratiklik açısından bulara F1, F2 ve F3 diyeceğiz. Geçmiş zaman cümlelerini yapabilmek için fiillerin iki ve üçüncü hallerini öğrenmek gereklidir. Ancak bu derste sadece ikinci halleri öğreneceğiz.

Fiiller geçmiş zaman çekimlerinde kurallı ve kuralsız olarak ikiye ayrılır. Fiillerin büyük çoğunluğu kurallıdır. Kurallı fiiller geçmiş zaman çekimlerinde sonlarına –ed takısı alırlar. Fiillerin sonuna –ed takısı takılırken yazılış ve okunuşta bazı kurallar vardır.



1. Sonu ünsüz harfle biten fiillere –ed eklenir.



/d/ sesi ile okunanlar /t/sesi ile okunanlar /ıd/ sesi ile okunanlar

answered asked corrected

cleaned checked repeated

played looked selected

reviewed marked visited

spelled talked wanted



2. Sonu e harfi ile biten fiillere sadece –d eklenir.

.



closed

memorized

lived

shaved

circled



3. Sonu bir ünsüz + y harfi ile biten fiillerde y düşüp i olur ve –ed eklenir.



studied





Pat listens to the radio evey morning. Pat listened to the radio yesterday.

Pat her gün radyo dinler. Pat dün radyo dinledi.



Sam opens the window at night. Sam opened the window last night.

Sam gece pencereyi açar. Sam dün gece pencereyi açtı.



Sue memorizes new words every day. Sue memorized new words yesterday.

Sue her gün yeni kelimeler ezberliyor. Sue dün yeni kelimeler ezberledi.



The teacher reviews the old words. The teacher reviewed the old words.

Öğretmen eski kelimeleri tekrar eder. Öğretmen eski kelimeleri tekrar etti.



Bill corrects our papers at night. Bill corrected our papers last night. Bill ödevlerimizi gece düzeltir. Bill ödevlerimizi dün gece düzeltti.



UYGULAMA A



Geniş zamanda yazılmış cümleleri geçmiş zamana çeviriniz.



Örnek: She sometimes walks to the class. (yesterday)

She walked to the class yesterday.



1. They always listen to the teacher. (this morning)

.........................................................................................

2. Don always asks questions. (yesterday)

........................................................................................

3. Ken looks up the new words after class. (last night)

.........................................................................................

4. His father sometimes cooks dinner. (last evening)

..........................................................................................

5. We want to go to the movies today. (last weekend)

...........................................................................................





AGAIN





Again (tekrar, yine) sözcüğü cümlede zarf görevi yapar ve eylemin tekrar yapıldığını anlatır.



Mr. Green worked late yesterday. Today he’s working late again.

Bay Green dün geç saatlere kadar çalıştı. Bugün yine geç saatlere kadar çalışıyor.



Last week we watched the Los Angeles Show. Yesterday we watched it again.

Geçen hafta Los Angeles Gösterisi’ni izledik. Dün onu tekrar izledik.



Jack played tennis two days ago. He’s playing tennis again today.

Jack iki gün önce tenis oynadı. Bugün yine tenis oynuyor.



Mrs. Adams cooked fish last month. Last Monday she cooked fish again.

Bayan Adams geçen ay balık pişirdi. Geçen Pazartesi yine balık pişirdi.



Lee cleaned his car last week. Yesterday he cleaned it again.

Lee arabasını geçen hafta temizledi. Dün onu yine temizledi.







SIMPLE PAST TENSE NEGATIVE (OLUMSUZ)







Geçmiş zamanda olumsuz ve soru cümlesi yapmak için did yardımcı fiili kullanılır.



did not didn’t





ÖNEMLİ NOT Olumsuz cümle yapmak için didn’t kullanıldığında fiili birinci haline getirmeyi unutmayınız. Did yardımcı fiili geçmiş zaman işlevini gördüğü için ayrıca fiili geçmiş zaman çekiminde kullanmak doğru değildir.



He didn’t play tennis.

Jack played basketball yesterday.

He didn’t play soccer.





Tom didn’t clean his room last Friday. Tom geçen Cuma odasını temizlemedi.

Linda did not cook dinner last night. Linda dün gece yemek pişirmedi.

George didn’t play basketball yesterday. George dün basketbol oynamadı.

They didn’t like Chicago. Onlar Şikago’dan hoşlanmadılar.

He didn’t shave this morning. O bu sabah tıraş olmadı.



UYGULAMA B



Cümleleri olumsuza çeviriniz.



Örnek: My brother visited Dallas. (Houston) He didn’t visit Houston.



1. Jack lived in Chicago two years ago. (New York)

....................................................................................

2. Mark visited New York City. (lLos Angeles)

....................................................................................

3. Rita marked the right answer. (wrong answer)

......................................................................................

4. John learned Arabic. (English)

....................................................................................

5. The movie ended at 10:30. (10:00)

....................................................................................





SIMPLE PAST TENSE – EVET/HAYIR SORULARI





Evet hayır sorularında da olumsuz cümle yapısında olduğu gibi did yardımcı fiili kullanılır. Cümlede öğelerin dizilişi Did + Özne + Fiilin birinci hali + Nesne + (Yer+zaman) şeklindedir.





The show started at 8:00.



Did the show start at 8:00?







Yes, the show started at 8:00.

Yes, it did.



No, the show didn’t start at 8:00.

No, it didn’t.





Did you ask me a question? Bana bir soru mu sordun?

Yes, I did. Evet, sordum.



Did Jan live in New York? Jan New York’ta mı yaşıyordu?

No, she didn’t. Hayır, yaşamıyordu.



Did he like the show? Gösteriyi beğendi mi?

Yes, he did. Evet, beğendi.



Did Mr. Wilson work all year? Bay Wilson bütün sene çalıştı mı?

No, he didn’t. Hayır, çalışmadı.



UYGULAMA C



Cümleleri evet/hayır sorusuna çeviriniz ve kısa cevap veriniz.



Örnek: The children played soccer yesterday. (Yes)

Did the children play soccer yesterday? Yes, they did.



1. Mary cleaned her car last weekend. (No)

......................................................................................

2. He visited his brother last year. (Yes)

......................................................................................

3. The lesson started at 12:00. (No)

......................................................................................

4. Mr. Wilson walked downtown. (Yes)

.......................................................................................

5. Tony’s family visited Los Angeles. (No)

.......................................................................................





OKUMA







Joe lives in the city of San Antonio. His father and mother don’t live in the city. They live in the small town of Castroville. Every month, they come to the city and visit Joe. Their visit always starts on a Friday and ends on a Sunday. On Saturday nights, they go to a good restaurant. Sometimes, they go to Lugo’s Italian Restaurant. They know Mr. Lugo. He cooks very good food.



Joe San Antonio şehrinde yaşıyor. Onun babası ve annesi şehirde yaşamıyorlar. Onlar küçük Castroville kasabasında yaşıyorlar. Onlar her ay şehre gelip Joe’yu ziyaret ederler. Onların ziyareti daima bir Cuma günü başlar ve bir Pazar günü biter. Cumartesi geceleri iyi bir lokantaya giderler. Ara sıra Lugo’nun İtalyan Restoranı’na giderler. Onlar Bay Lugo’yu tanıyorlar. O çok iyi yemek pişirir.



********************************************************************************************

David : Hi, Robert. Do you like soccer?

Robert : Yes; I do.

David : We have a soccer game this afternoon.

Robert : I want to see it. What time?

David : At six.

Robert : All right. See you at six.

David : Okay.



David : Merhaba Robert. Futboldan hoşlanır mısın?

Robert : Evet, severim.

David : Bu öğleden sonra futbol maçımız var.

Robert : İzlemek isterim. Saat kaçta?

David : Altıda.

Robert : Pekala. Altıda görüşürüz.

David : Tamam.

*******************************************************************************************

Andrew : Do you like baseball?

Burt : Yes, I do. Do you play?

Andrew : Sometimes.

Burt : We play baseball on the weekends.

Andrew : When do you play?

Burt : Saturday mornings. Do you want to play?

Andrew : All right.



Andrew : Beyzboldan hoşlanır mısın?

Burt : Evet, hoşlanırım. Sen oynuyor musun?

Andrew : Bazen.

Burt : Biz hafta sonlarında beyzbol oynuyoruz.

Andrew : Ne zaman oynuyorsunuz?

Burt : Cumartesi sabahları. Oynamak ister misin?

Andrew : Tamam.





UYGULAMA CEVAPLARI





A. 1. They listened to the teacher this morning. 2. Dan asked questions
yesterday. 3. Dan looked up the new words last night. 4. His father
cooked dinner last evening. 5. We wanted to go to the movies last
weekend.

B. 1. He didn’t live in New York. 2. He didn’t visit Los Angeles. 3. She
didn’t mark the wrong answer. 4. He didn’t learn English. 5. It didn’t
end at 10:00.

C. 1. Did Mary clean her car last weekend? No, she didn’t. 2. Did he visit
his brother last year? Yes, he did. 3. Did the lesson start at 12:00? No,
it didn’t. 4. Did Mr. Wilson walk downtown? Yes, he did. 5. Did
Tony’s family visit Los Angeles? No, they didn’t.

Ders 19

0 yorum

ÖĞRENİLECEK SÖZCÜKLER





begin başlamak



When did the class begin? Ders ne zaman başladı?





bring getirmek



Linda brought a pear for breakfast. Linda kahvaltı için bir armut
getirdi.





report rapor vermek, tekmil vermek



Did you report to the captain? Yüzbaşıya tekmil verdin mi?





salute selamlamak



Do they salute inside? İçeride selam veriyorlar mı?





smoke sigara içmek



Don’t smoke in the building. Binanın içinde sigara içmeyiniz.





false yanlış



Your answer is false. Cevabınız yanlıştır.





gold altın, sarı



A second lieutenant wears gold insignia. Teğmen sarı rütbe işareti takar.





naval Donanma’ya ait



Is that a naval base or an air base? O bir Donanma üssü mü hava
üssü mü?





silver gümüş, metalik renk



A major wears silver insignia. Binbaşı metalik rütbe işareti takar.







true doğru



The true answer is C. Doğru cevap C’dir.





with ile, vasıtasıyla



What do you shave with? Neyle tıraş oluyorsunuz?





break mola, dinlenme



They have a ten-minute break. On dakikalık molaları vardır.





butt can izmarit kutusu



Put your cigarette in the butt can. Sigaranı izmarit kutusuna koy.





cap kep



Put your cap on your head. Kepini başına tak.





captain/Capt yüzbaşı/Yzb.



Capt Davis went to the barracks. Yzb. Davis yatakhaneye gitti.





cigarette sigara



Where did he buy the cigarette? Sigarayı nereden aldı?



colonel/Col albay



What rank comes before colonel? Albaydan önce hangi rütbe gelir?





first lieutenant üsteğmen



Is Lt Martin here? Üsteğmen Martin burada mı?





general/Gen general



Gen Chong is visiting our country. General Chong ülkemizi ziyaret
ediyor.





I.D. card kimlik kartı



Do you have an I.D. card,sir? Kimlik kartınız var mı, efendim?





identification kimlik



Show your identification. Kimliğinizi gösteriniz.





lieutenant colonel/Lt Col yarbay



Lt Col comes before Colonel. Yarbay albaydan önce gelir.





major/Maj binbaşı



Maj Barnes checked his uniform. Bnb. Barnes üniformasını kontrol
etti.





military askeri, asker



Are you military? Asker misiniz?





name tag isimlik



All soldiers wear name tags. Bütün askerler isimlik takarlar.



pack paket



Buy me a pack of cigarettes, please. Lütfen bana bir paket sigara
alınız.





post kışla



Sgt Smith lives on an Army post. Çvş. Smith bir kışlada yaşıyor.





rank rütbe



What is his rank? Onun rütbesi nedir?





razor jilet, ustura



Do you shave with a razor? Jiletle mi tıraş oluyorsun?







second lieutenant teğmen



Second lieutenant is reporting to Teğmen yüzbaşıya tekmil veriyor.

the captain.



sergeant/Sgt astsubay çavuş



Sgt Harris has three stripes. Çvş. Harris’in üç çizgisi (pırpırı) var.





stripe rütbe gösteren çizgi



He has a new stripe today. Bugün yeni bir rütbe aldı.





uniform üniforma



Did you wear your uniform to the party? Partide üniformanı mı giydin?





SIMPLE PAST TENSE – KURALSIZ FİİLLER







Bazı fiiller geçmiş zaman hallerini –ed kuralına göre gerçekleştirmezler.



Simple Present : We drive to work every day.

Simple Past : We drove to work yesterday.



Simple Present : He drives to work every day.

Simple Past : He drove to work yesterday.




begin began
drink drank
sit sat
swim swam
come came
get up got up
know knew
write wrote
drive drove
speak spoke
choose chose
eat ate
take took
stand stood
see saw

Peter swam after class yesterday. Peter dün dersten sonra yüzdü.
He began his homework at 2:00 last night. Dün gece ikide ödevine başladı.
They sat down and wrote sentences. Oturdular ve cümleler yazdılar.
She knew all the answers to the questions. Tüm soruların cevaplarını bildi.
Linda stood up and walked outside. Linda ayağa kalktı ve dışarı yürüdü.





UYGULAMA A





Olumsuz cümleleri olumlu cümlelere çeviriniz.



Örnek: Joe didn’t eat a banana. (pear) He ate a pear.



1. Jackie didn’t sit down at the table. (desk)

................................................................................

2. I didn’t know the time of the show. (name)

.................................................................................

3. The students didn’t come late to class. (on time)

..................................................................................

4. Capt Jones didn’t begin his class on time. (late)

...................................................................................

5. Lt Campos didn’t speak to Mary. (to Bob)

..........................................................................



hear heard

say said

have had

do did

leave left

sleep slept

bring brought

put put

read read

fly flew

go went



Jim slept all night long. Jim tüm gece boyunca uyudu.

He had lunch at 2:00 p.m. Öğleden sonra ikide yemek yedi.

Ron brought hamburgers for lunch. Ron öğle yemeği için hamburger getirdi.

The teacher said “Good morning!” Öğretmen “Günaydın!” dedi.

Linda read twenty books last year. Linda geçen yıl yirmi kitap okudu.

They flew to Europe last month. Geçen ay Avrupa’ya uçtular.



UYGULAMA B



Cümleleri evet/hayır sorusuna çeviriniz.



Örnek: His mother took the bus yesterday. (this morning)

Did his mother take the bus this morning, too?



1. I got up early this morning. (last Saturday)

...................................................................................

2. She ate an apple for breakfast yesterday. (today)

..................................................................................

3. He wrote to his brother. (his sister)

..................................................................................

4. They swam last week. (this week)

...................................................................................

5. Lee heard the children outside. (inside)

....................................................................................







SIMPLE PAST TENSE – WH- SORULARI







Who, what, when, where, what time, how many, whose ve how often soru sözcükleri ile soru cümlesi oluşturma kurallarını geniş zaman konusunda öğrenmiştik. Geçmiş zaman soru cümlelerinde aynı kurallar geçerlidir.



Parçayı okuyunuz.



Mark went to the movies last Saturday. He drove his father’s car. Before the movie, he bought a snack. He saw two movies. Then he drove home at 10:00 p.m.



Paragrafın birinci cümlesinde kimin sinemaya gittiğini öğrenmek için:



Who went to the movies last Saturday? Kim geçen Cumartesi sinemaya gitti?



Nereye gittiğini öğrenmek için:



Where did Mark go last Saturday? Geçen Cumartesi Mark nereye gitti?



Ne zaman gittiğini öğrenmek için:



When did Mark go to the movies? Mark ne zaman sinemaya gitti?



soruları sorulur.



İkinci cümlede kimin arabasını kullandığını sormak için:



Whose car did he drive? Kimin arabasını kullandı?



sorusu sorulur.





Üçüncü cümlede ne satın aldığı:



What did he buy? Ne satın aldı?



sorusu ile öğrenilir.



Dördüncü cümlede kaç film seyrettiğine:



How many movies did he see? Kaç tane film izledi?



sorusu ile cevap aranır.



Eve ne zaman döndüğü sorulacaksa:



What time did he drive home? Eve kaçta döndü?

sorusu sorulur.



ÖNEMLİ NOT Who sözcüğünün soru cümlesinin öznesi olduğunda did yardımcı fiili kullanılmayıp doğrudan fiilin ikinci halinin kullanıldığına dikkat ediniz.



UYGULAMA C



Paragrafı okuyunuz ve wh- soruları oluşturunuz.



Sgt Brown went to the BX yesterday afternoon. He bought a razor and three tapes. He bought a pack of cigarettes, too. At home, he listened to the tapes. Then, his son came home. He liked the tapes.



1. Where / Sgt Brown

.................................................................................

2. What /buy

................................................................................

3. What /listen to

..................................................................................

4. Who / come

..................................................................................

5. How many tapes / buy

..................................................................................





UYGULAMA CEVAPLARI





A. 1. He sat down at the desk. 2. I knew the name of the show. 3. They came to class on time. 4. He began his class late. 5. He spoke to Bob.



B. 1. Did you get up early last Saturday, too? 2. Did she eat an apple for breakfast today, too? 3. Did he write to his sister, too? 4. Did they swim this week, too? 5. Did he hear the children inside, too?



C. 1. Where did Sgt Brown go yesterday afternoon? 2. What did he buy?
3. What did he listen to? 4. Who came home? 5. How many tapes did
he buy?

Ders 20

0 yorum

ÖĞRENİLECEK SÖZCÜKLER



put on üstüne giymek



Did you put on your coat? Paltonu giydin mi?





take off üstünden çıkarmak



Take off your cap inside. İçeride şapkanı çıkart.





wake up/woke up uyanmak



When did she wake up? O ne zaman uyandı?





wear/wore giymek, takmak



Students must wear their name tags. Öğrenciler isimliklerini takamak zorundadır.





fall asleep/fell asleep uykuya dalmak



Who fell asleep early? Kim erkenden uykuya daldı?





belt kemer

Where did you put my belt? Kemerimi nereye koydun?



blouse bluz



She’s wearing a blouse. Üzerinde bir bluz var.





boots bot



Soldiers wear boots in all seasons. Askerler her mevsim bot giyerler.





clothes giysiler



New clothes are over there. Yeni giysiler oradalar.





coat palto



His coat is very old. Onun paltosu çok eskidir.





dress kadın elbisesi



She sometimes wears a dress to work. O bazen işte elbise giyer.





gloves eldiven



It’s very cold. Put on your gloves. Hava çok soğuk. Eldivenlerini tak.





hat şapka



Whose hat is this? Bu kimin şapkası?





jacket ceket



He bought a new jacket. O yeni bir ceket satın aldı.





necktie, tie kravat



You must wear a necktie. Kravat takmak zorunludur.





pants pantolon



Did she clean her pants? Pantolonunu temizledi mi?



scarf atkı



Is he wearing a scarf? Üzerinde bir atkı var mı?





shirt gömlek



He took his shirt off. Gömleğini çıkarttı.





shoes ayakkabı



Where are my shoes? Ayakkabılarım nerede?





skirt etek



She never wears a skirt. O asla etek giymez.





slacks rahat pantolon



He wears slacks at home. Evde rahat pantolon giyer.





socks kısa çorap



Put your socks in the machine. Çoraplarını makineye koy.





stockings bayan çorabı



Those are expensive stockings. Onlar pahalı çoraplardır.





suit erkek elbisesi



Must he wear a suit at work? İşte elbise giymek zorunda mı?





sweater süveter



He put on his sweater. Süveterini giydi.





trousers pantolon



He fell asleep with his trousers on. Pantolonu üzerinde uyuya kaldı.





ÖNEMLİ NOT Put on ve take off filleri cümlede nesneyi arasına alabilirler:



Take your coat off , put your hat on.



Wear fiili bir eylemi anlatmaz, sadece birisinin üzerinde hangi elbisenin olduğunu anlatır. Put on ise giyinmek eylemini anlatır.







MODALS / YARDIMCI FİİLLER – CAN







Yardımcı fiillerin cümlelerde iki ana görevi vardır. Birincisi cümlenin zamanını belirtirler ve soru ve olumsuz cümle yapılarında kullanılırlar. Şimdiye kadar be, do, does ve did yardımcı fiillerini inceledik. Bazı yardımcı fiiller ise fiilin anlamına katkıda bulunurlar. Bu yardımcı fiillerden can, fiile –ebilmek, muktedir olmak anlamı katar. Tüm özneler için can aynıdır ve can yardımcı fiilinden sonra fiilin daima birinci hali kullanılır.



ÖNEMLİ NOT Tüm modal yardımcı fiiller geniş zamandadır.





cannot can’t





DÜZ CÜMLE: The students can read well.

OLUMSUZ : Mary can’t speak French.

SORU : Can you fly an airplane?

KISA CEVAP: Yes, I can.

KISA CEVAP: No, I can’t.

WH- SORU : What languages can you speak?

UZUN CEVAP: I can speak French and Spanish.

WH- SORU : Who can play soccer?

KISA CEVAP: Bill can.







Oscar is a good cook. He can cook well. Oscar iyi bir aşçıdır. İyi yemek
pişirebilir.

Lt Pearce is a pilot. He can fly airplanes. Üsteğmen Pearce pilottur. O uçakları uçurabilir.

Mike and James can play tennis well. Mike ve James iyi tenis oynayabilirler.

Carl can memorize dialogs. Carl diyalogları ezberleyebilir.

They can’t write a paragraph. Onlar bir paragraf yazamazlar.

Ron and Bob can’t swim well. Ron ve Bob iyi yüzemezler.

The old man cannot see well. Yaşlı adam iyi göremiyor.

Tom can’t drive a truck. Tom kamyonet kullanamaz.

Can he speak Arabic? O Arapça konuşabiliyor mu?

Who can speak French? Kim Fransızca konuşabilir?

What languages can Bill speak? Bill hangi dilleri konuşabiliyor?

Can Sgt Davis fly an airplane? Çvş. Davis uçak kullanabilir mi?



ÖNEMLİ NOT Good sözcüğü bir sıfattır ve bu nedenle isim cinsinden sözcükleri niteler. Diğer yandan, well, good sıfatının zarf halidir ve dolayısıyla fiil cinsinden sözcükleri niteler.



UYGULAMA A



Cümleleri sırasıyla olumsuz, evet/hayır ve Wh- sorusuna çeviriniz.



Örnek: Lt Romo can speak Arabic.

Lt Romo can’t speak Arabic.

Can Lt Romo speak Arabic?

Who can speak Arabic?

What language can Lt Romo speak?



1. Ron can fly airplanes.

.........................................................................................................................

.........................................................................................................................

2. He can learn a hundred words a day?

.........................................................................................................................

.........................................................................................................................

3. Sue can read Chinese.

.........................................................................................................................

.........................................................................................................................

4. Bob can drive a bus.

.........................................................................................................................

.........................................................................................................................

5. Their friend can eat ten apples.

.........................................................................................................................

.........................................................................................................................







MUST







Must, can gibi bir yardımcı fiildir. Fiile - meli, -malı ekleyerek zorunluluk anlamı katar.



I have a test tomorrow. I must study. Yarın sınavım var. Çalışmalıyım.

He’s in the military. He must wear a uniform. O ordudadır. Üniforma giymek
zorundadır.

You must wear your name tag. İsimliğini takmalısın.

You must wear a cap outside. Dışarıda kepini takmalısın.

Soldiers must salute an officer. Askerler bir subayı selamlamak
zorundadırlar.

Must he report to the captain? Yüzbaşı’ya tekmil vermek zorunda
mı?

What must I do? Ne yapmalıyım?

Who must he talk to? O kiminle konuşmak zorundadır?





UYGULAMA B



Must kullanarak soruları cevaplayınız.



Örnek: You have a test tomorrow .What must you do?(study)

I must study for it.



1. You’re getting dressed for class. What must you wear? (uniform)

..................................................................................................

2. You lost your homework. Who must you speak to? (teacher)

.............................................................................................

3. You have an important meeting after class. What must you do? (go)

...............................................................................................

4. You are a captain and you see a major.What must you do? (salute)

...................................................................................................

5. You are very sick. Who must you see? (doctor)

................................................................................................







MUST NOT





Must not yardımcı fiili bir eylemi yasaklamayı bildirir.





You must not come late to class. Sınıfa geç gelmek yasaktır.

He must not sleep in class. O derste uyumamalıdır.

They must not smoke in the classroom. Sınıfta sigara içmemeliler.

You must not wear a cap inside. İçeride kep takmak yasaktır.

The students must not eat or drink in class. Öğrenciler derste yememeli ve
içmemelidir.



UYGULAMA C



Olumlu veya olumsuz must cümleleri kurunuz.



1. do homework .......................................................................

2. sleep in the lab .......................................................................

3. eat in the lab ........................................................................

4. mark the test booklet ................................................................

5. salute officers ........................................................................





MAY / CAN







May ve can yardımcı fiilleri cümleye izin verme, izin isteme anlamı katarlar.



You may have some fruit after dinner. Yemekten sonra biraz meyve yiyebilirsin.

You can leave early today. Bugün erken ayrılabilirsin.



Bu cümlelerde konuşan kişi karşısındaki kişiye bir işi yapması için izin vermektedir.



May I sit here? Buraya oturabilir miyim?

Yes, you may. Evet, oturabilirsiniz.

No you may not. Hayır, oturamazsınız.



Bu cümlelerde ise konuşan kişi karşıdaki kişiden bir eylemi yapmak için izin istemektedir.



ÖNEMLİ NOT İzin isteme cümlelerinde başka kişilerin bir eylemi için izin isterken may değil can kullanınız. Ayrıca can yardımcı fiilinin bir işi yapmaya muktedir olmak mı yoksa izin verme/isteme anlamı mı verdiği konunun bütününden anlaşılır.



Girl : Mother, I’m hungry. May/Can I have an apple?

Mother: Yes, you may/can.



Kız : Anne, acıktım. Bir elma yiyebilir miyim.?

Anne: Evet, yiyebilirsin.





Son : Father, can/may drive the car today?

Father: No, you may not/can’t.



Oğul : Baba, bugün arabayı kullanabilir miyim?

Baba: Hayır, kullanamazsın.



May we see your book? Kitabınıza bakabilir miyiz?

Yes, you may. Evet, bakabilirsiniz.



UYGULAMA D



May ve can kullanarak izin cümleleri ve kısa cevaplar yazınız.



Örnek: leave early on Friday / we

Can we leave early on Friday? No, you may not.





1. drink this water / I /yes

..........................................................................

2. study in your room / he /no

..........................................................................

3. see your I.D. card? / we /yes

..........................................................................

4. put on my hat / I /no

..........................................................................

5. watch a movie / they / yes

..........................................................................







OKUMA



WHAT DOES PEGGY LIKE TO WEAR?



Peggy works Monday to Friday. She likes to wear dresses, skirts, and blouses to work. On Saturdays, she cleans her room and her car. She wears pants and T-shirts. Peggy and her friends sometimes go to a restaurant. They wear dresses or skirts and blouses. Peggy wore pants and a blouse last night. She went to a baseball game.



Peggy Pazartesi’den Cumaya kadar çalışıyor. İşe giderken elbise, etek ve bluz giymekten hoşlanıyor. Cumartesi günleri odasını ve arabasını temizler. Pantolon ve tişört giyer. Peggy ve arkadaşları bazen lokantaya giderler. Elbise veya etek ve bluz giyerler. Peggy dün gece pantolon ve bluz giydi. Bir beyzbol maçına gitti.

**********************************************************************************************





YESTERDAY HE WAS TIRED AND COLD.





Yesterday, Robert was awake at 1:00 a.m. He fell asleep at 1:30 a.m. He woke up at 6:30 a.m. It was cold. He got up and took a hot shower. He got dressed. He put on a sweater and a coat. He put on his scarf and his gloves. He went to school.

It was warm in the classroom. Robert took off his scarf, his gloves, and his coat. He was all right in class.

Robert was tired after class. He went home and fell asleep. His friend Mark came to his room at 6:00 p.m. Robert was asleep. He woke up and opened the door. Robert and Mark talked for five minutes. They went to the mess hall and had dinner. After dinner, Robert did his homework and went to bed early.





DÜN YORGUNDU VE ÜŞÜYORDU.





Robert dün gece 1:00’da uyanıktı. 1:30’da uykuya daldı. Sabah 6:30’da uyandı. Hava soğuktu. Kalktı ve sıcak bir duş aldı. Giyindi. Bir süveter ve palto giydi. atkısını ve eldivenlerini taktı. Okula gitti.

Sınıfta hava ılıktı. Robert atkısını, eldivenlerini ve paltosunu çıkarttı. Derste rahattı.

Robert dersten sonra yorgundu. Eve gitti ve uykuya daldı. Akşam 6:00’da arkadaşı Mark odasına geldi. Robert uykudaydı. Uyandı ve kapıyı açtı. Robert ve Mark beş dakik boyunca konuştular. Yemekhaneye gidip akşam yemeği yediler. Yemekten sonra Robert ödevini yaptı ve erkenden yatmaya gitti.



********************************************************************************************



CAN YOU SPEAK FRENCH?



Donald: Hi, Sue. This is my new friend Jacques.

Sue : Hello, Jacques. Glad to meet you.

Donald: Jacques can’t speak English very well. Can you speak French?

Sue : No, I can’t.

Donald: Well, can you speak Spanish?

Sue : Yes, I can.

Donald: Good, Jacques can speak Spanish, too.



Donald: Merhaba, Sue. Bu yeni arkadaşım Jacques.

Sue : Merhaba Jacques. Tanıştığımıza memnun oldum.

Donald: Jacques çok iyi İngilizce konuşamıyor? Sen Fransızca biliyor musun?

Sue : Hayır, konuşamıyorum.

Donald: Peki, İspanyolca konuşabiliyor musun?

Sue : Evet, konuşabiliyorum.

Donald: İyi, Jacques da İspanyolca konuşabiliyor.







UYGULAMA CEVAPLARI





A. 1. Ron can’t fly airplanes. Can Ron fly airplanes? What can Ron fly?

2. He can’t learn a hundred words a day. Can he learn a hundred words a
day? How may words can he learn a day? 3. Sue can’t read Chinese.
Can Sue read Chinese? What can Sue read? 4. Bob can’t drive a
bus. Can Bob drive a bus? What can Bob drive? 5. They can’t eat
ten apples. Can they eat ten apples? How many apples can they eat?



B. 1. I must wear a uniform. 2. I must speak to the teacher. 3. I must go
to the meeting. 4. I must salute the captain. 5. I must see a doctor.



C. 1. You must do your homework. 2. You must not sleep in the lab.
3. You mustn’t eat in the lab. 4. You must not mark the test booklet.
5. You must salute officers.



D. 1. Can I drink this water? Yes, you may. 2. May he study in your room?
No, he may not. 3. Can we see your I.D. card? Yes, you may. 4. Can I
put on my hat? No, you can’t. 5. Can they watch a movie? Yes,
they may.

23 Mart 2008 Pazar

0 yorum


Oxford Advanced Genie-İngilizce-İngilizce Sesli Sözlük:


Açıklama:
Arkadaşlar mükemmel bir sözlük gerçekten..Telafuz açısındanda çok yararlı. hem amerikan ingilicesi hem de ingiltere ingilizcesi telafuzu var. en güzel özelliklerinden biri de program açıkken word'te ya bir internet sayfasında imleci kelimeyi üzerine getirdiğinizde anlamını otomatikmen gösteriyor bu sözlükk...
Download:
http://rapidshare.com/files/77900497/Oxford_AdvancedGenie1.2.part1.rar
http://rapidshare.com/files/77914041/Oxford_AdvancedGenie1.2.part2.rar
http://rapidshare.com/files/77919774/Oxford_AdvancedGenie1.2.part3.rar

Koral Büyük Sözlük

0 yorum

Koral Büyük Sözlük-tam sürüm:


KORAL English-Turkish Dictionary, aradığınız tüm kelimeleri yanıtlayabilecek 250.000 kelime kapesitesine sahip bir sözlük uygulamasıdır.

Uygulama ile İngilizce' den Türkçe' ye, Türkçe' den İngilizce' ye kelime çevirisi yapabilecek ve çevirinin yanı sıra, çevirisini yaptığınız kelimenin Türkçe' de ve İngilizce' de eş anlamlılarını da göreceksiniz.

Programın kelime çeviri saklama hafızası sayesinde çevirisini yaptığınız, istediğiniz kelimeyi hafızaya alabilir ve istediğiniz zaman bakabilirsiniz.

Sesli olarak da kelimeyi tekrarlama ve sesli kelime telafuz özelliği sayesinde de alanında lider bis sözlük çeviri uygulamasıdır.

* Tüm bu özellikleri ile program tüm öğrenci, öğretmen ve bilgisayar kullanıcılarının bilgisayarında olması gereken ve bize kaynaklık edecek kusursuz bir uygulama.